Ama şunu farketmemi sağladı. Kendisine karşı sürekli komplolar kurulduğunu düşünmeye çok meyilli. İnatla yastığından bir şey çıkarttığımızı falan iddia etti. Sanırım ima ettiği şey böyle büyü müyü gibi şeyler. Hiç inanmadığımı bilmesine karşı, kendisini o kadar aileme karşı doldurmuş olması çok etken sanırım. Kedilerin bile sebep olmuş olabileceği bir yastık yırtığına o kadar anlam yüklemesi çok garip. Ki benim ailemin de büyüyle muskayla vs hiç işi olmamıştır. Hatta metafizik inanç dendiğinde aşkımın inançları yanına kimse yanaşamaz. Ama bu korku dünyası onun adına üzülmeme sebep oldu. İlk tanıştığımızda da eski eşimin yatak ve yastıklar içinde iğneler bıraktığını iddia etmişti. Önemsememiştim o zamanlar. Ancak bir toplu iğne paketinin bile dağılmış olma ihtimali ile açıklanabilecek bir olayı komploya çevirmiş olması çok ilginç. Tabi önceki eşimin batıl inanç sapkınlığı beni bu tarz birşeye inanır kılmıştı.
Ancak şu anda bakınca, aşkımın korku cehenneminden dolayı her daim komplolar görmesi daha olası. Çünkü benim ona hala ve hala şiddet uygulayabileceğimi veya onun hayatını bozmaya çalışacağımı falan düşünüyor.
Çok enteresan çünkü beni en uç noktada sinir ettiğinde dahi şiddet uygulamamış birisiyim. Kaldı ki boşanırken bile senin en rahat edebileceğin konumda bırakmak için uğraştım. Evet tabi senin için ortak borç diye birşey yok ve senin kart borçların da benim sorumluluğumda falan o yüzden sana arabayı bırakırken son paramı ödeyim aracın sorunsuz tüm borçlarıyla bakımı yapılmış vs teslim etmemin bir önemi yok.
Neyse yani enteresan bir durum. Bu kadar korkuyla yaşamak çok zor bir insan için. Umarım iyi bir terapi alarak içindeki bu korkuyu aşarak mutluluğa erişirsin. Her zaman arkadaşın olarak buralarda olduğumu da bilmeni isterim. Ben sana yazmayacağım bu korkun yüzünden ama sen istediğinde yazabilirsin. Zaten aleni olarak varlığım ortada olduğu için istediğin şekilde erişebilirsin.