Kim düşüncesiz iletişimlerde?

İletişimi "cümle" metaforu kullanarak anlatmak istiyorum.

"İnsanlar kırılır" fikrini "anlatım bozukluğu, yazım yanlışı" olan cümle olarak düşünelim.

Özne: İletişim kurmak isteyen kişi.

Yüklem: İletişim kurma nedeni.

Nesne: İletişim kurduğu kişinin verdiği karşılık.

Örneğin: Bir öznenin bir sorunu var. Sizinle iletişim kurmak istiyor. (nesne sizsiniz).

Nesne olarak öznenin neden iletişim kurduğunu bilmediğimizden kırılabilirler. Özne belli, yüklemi bilmiyoruz. Nesne olarak farklı yüklemlere göre kelime üretiyoruz. Yanlış cümle kurabiliyoruz.

Yüklem neler olabilir?

1- Sadece paylaşmak istediği için iletişim kurmuş olabilir. Siz yargılamaya başlarsanız kırılırlar. Yani yanlış cümle.

2- Tam tersi de olabilir. Fikir almak için iletişim kurmuş olabilir. Fikir vermek yerine dinlerseniz de kırılırlar. Kırılacak diye yalan söylerseniz de kırılabilirler. Yani yanlış cümle.

3- Fikrini soruyorum, cümlesinin altında "destekle beni" alt metni olabilir. Farklı düşündüğünüz için destek alamadığından da kırılabilirler. Yani yanlış cümle.

....

Bunun önüne geçmek için Özne ile birlikte yüklemi de yani niye iletişim kurulduğunu da bilmek gerekiyor.

Yüklemi açıklamak tabi ki öznenin sorumluluğunda. Ama özne yüklemi açıklamasa bile, yani devrik cümle kursa bile, doğru bir cümle (iletişim) kurmak isteyen nesne, Özneye yüklemini sorabilir.

En öncesinde ise, iletişimde özne mi nesne mi olduğumuzu belirlemek lazım.

Eğer nesne isek, özne için "Dinleyici olmamı mı istiyorsun? Farklı fikirlere ihtiyacın varsa fikrimi söylememi ister misin? Farklı fikirlere ihtiyacın mı var? Yoksa yaptığında kararlısın ve destek mi arıyorsun?" diyebilmeliyiz.

Özne isek, "Dinlemeni istiyorum, bu yüzden paylaşıyorum. Emin değilim, farklı fikirler duymaya ihtiyacım var, fikrini söyler misin? Farklı düşünce duymak istemiyorum. Ben kararımdan eminim. Destekliyor musun" diyebilmeliyiz.

Bu durumda, bu ayrıma göre iletişim kurulduğunda iletişim sorunların minimumda kalacağını düşünüyorum.

Önceki yazdığım not ile bu durumu açıklamak istiyorum.

Genelde ne yapıyor insanlar?

1- Nesne olduklarının farkında değiller. Öznenin yüklemi ile ilgili karar mercii olduklarını sanıyorlar. (Çoğu zaman yüklem belirli bile olsa), Hadlerini aşıyorlar. Özne oluyorlar. Sonra yine nesne oluyorlar.

2- Düşünceli (!) olduklarını düşünen insanlar nesne olarak da yine karşıdaki kişi adına karar verip, "gerçek düşüncemi söylemeyeyim de kırmayayım (!), destekleyeyim" diyorlar. Yalana başvuruyorlar.

3. Düşüncesiz (!) olarak nitelendirilen kişiler de benzer şekilde bir davranış sergileyebiliyor. Tek farkla. Nesne olarak yalana başvurmuyorlar.

Nesne, "yüklemi" doğru tahmin ettiyse, gerisi dürüstlük ve yalanda bitiyor. Ve beklentilerde.

Kim düşüncesiz iletişimlerde?

1. Nesne olduğu halde, özne gibi davranarak yüklemi belirleyenler

2. Nesne olarak yalana başvuranlar.

Yani "Gerçek Öznenin" varlığını, isteklerini önemsizleştiren, haddini aşanlar.

Reply to this note

Please Login to reply.

Discussion

Yeni gelen Türkçe bilen kullanıcılar rahatlıkla bulabilsin diye #turkce etiketini kullanabilir misin?

Happy noting :)