Avatar
Muad'Dib
cf13e321ae87a7a54dcc7c537e1d5db2aa61dbbebe5bd5dc9c200b7ddf12343d

and my brother

son zamanlarda gördüğüm en iyi sey olabilir

üzgün insanlara acıyorum ama nakamoto enstitüsünden haberdar olup üzgün kalan insanlara acımıyorum aç bak o kadar çeviri yapmılmış ingilizce bilmiyorsundur diye oku bi hepsini ha üşeniyor musun siktir git ağlamaya devam et

üzgün insanlara acıyorum ama nakamoto enstitüsünden haberdar olup üzgün kalan insanlara acımıyorum aç bak o kadar çeviri yapmılmış ingilizce bilmiyorsundur diye oku bi hepsini ha üşeniyor musun siktir git ağlamaya devam et

insanlığa ait olan son silahlarla şeytanlara karşı savaşıyoruz gücümüz tengriden bu şeytanlar bizi ne anlarlar ne savaşabilirler⚡🫡

orospu çocuğu saray faresi yiyorsa buraya da gelsene kapatmaya 😁

Belirtildiği gibi, hükümet, kendi içindeki çatışmalar da dâhil olmak üzere, her türlü çatışma durumunda nihai yargıçtır. Sonuç olarak, yalnızca çatışmayı önlemek ve çözmek yerine, nihai bir karar alma tekeli, kendi çıkarı adına sonuçlar alacak şekilde çözmek için çatışmayı da kışkırtacaktır. Yani, adalet için sadece devlete başvurulabilirse, adalet, gerçeklere rağmen devletin, anayasaların ve yüksek mahkemelerin lehine yozlaşacaktır. Tabii ki bunlar devletin anayasaları ve mahkemeleridir ve devlet müdahalelerinde bulabilecekleri sınırlamaların, her zaman aynı kurumun temsilcileri tarafından kararlaştırıldığını gözlemleyebilirler. Tahmin edilebileceği gibi, mülkiyet ve himayenin tanımı sürekli olarak değiştirilecek ve yetki alanı hükümetin avantajına olacak şekilde genişletilecektir. Keşfedilmesi gereken ebedî ve değişmez hukuk fikri ortadan kalkacak ve yerini yönetmelik olarak hukuk fikri yani esnek devlet yapımı hukuk alacaktır.

Daha da kötüsü, devlet vergi tekelcisidir ve vergileri alanlar -devlet çalışanları- vergileri iyi bir şey olarak görürken, vergileri ödemek zorunda olanlar ödemeyi kötü bir şey, bir kamulaştırma eylemi olarak görürler. O zaman, vergiyle finanse edilen bir can ve mal koruma kurumu olarak devlet kurumunun kendisi, terimler açısından bir çelişkiden başka bir şey değildir. Her zamankinden daha fazla vergi ve daha az koruma “üreten”, mülksüzleştirici bir mülkiyet koruyucusudur. Klasik liberallerin önerdiği gibi, bir hükümet, faaliyetlerini yalnızca vatandaşlarının mülkiyetinin korunmasıyla sınırlasa bile, ne kadar güvenlik üretileceği sorusu ortaya çıkacaktır. Herkesin olduğu gibi, kişisel çıkar ve emeğin yararsızlığı ile motive olan, ancak benzersiz vergilendirme gücü ile donatılmış bir hükümet görevlisinin hedefi, her zaman koruma harcamalarını maksimize etmek olacaktır ve bir ulusun zenginliğinin neredeyse tamamı, makul bir şekilde, koruma maliyeti tarafından tüketilebilir ve bu olurken koruma hizmet ve üretimini de en aza indirebilir. Kişi ne kadar çok para harcarsa ve üretmek için ne kadar az çalışırsa, o kadar iyi durumda olur.

Özetle, devlet kurumunun doğasında var olan teşvik yapısı, can ve malın korunması için bir reçete değil, kötü muamele, baskı ve sömürü için bir reçetedir. Devletlerin tarihi bunu gösteriyor. Bu, her şeyden önce, mahvolmuş milyonlarca insan yaşamının tarihidir.

-Hans Hermann Hoppe-

Çeviri:Fırat Kaan Aşkın

https://www.nakamotoenstitusu.com/post/ozel-hukuk-toplumu

fanatizm saçma olabilir ama bazen...

The Energy is about to shift🦊⚡

masayı hazırladım ders kitaplarını çıkardım evde kendim demlediğim soğuk kahvemden bir bardak doldurdum dersimi çalışıp sonrasında biraz rothbard okuyacağım hayat keyifli her şeye rağmen

hallettik ağabey🫡🧡

Bitcoin ruhani ve kutsal bir şey olmasaydı benimaaş günümde bilerek düşmezdi

en iyi tasarruf yöntemi saklamaktır hodl or hell🫡