There is that ridiculous flag next to the woman's name. There is no point in expecting such people to make sensible or reasonable statements.
One hundred years of stagnation in human civilization.
Monero nedir? Nasıl ortaya çıktı?

Bitcoin devrim niteliğinde bir yenilikti. Eşler arası dijital nakit paranın bankalar olmadan da işleyebileceğini kanıtladı. Herkesin erişebileceği işlemleri, merkezî ve güvene dayalı olmayan bir şekilde iş kanıtı ile birleştirdi. Ancak bunun bir bedeli vardı...
Bitcoin'in muhasebe defteri herkese açıktır. Her işlem şeffaf ve izlenebilirdir. Herkes paranın bir adresden diğerine geçişini takip edebilir. Bu da onu dijital nakitten çok, halka açık bir muhasebe defterindeki dijital çeklere benzer hâle getirir. Bu izlenebilirlik, nakit paranın temel ilkelerini ihlal eder.
https://link.springer.com/chapter/10.1007/3-540-46766-1_27
1991 yılında yayınlanmış "Universal Electronic Cash" başlıklı makalenin yazarları Tatsuaki Okamoto ve Kazuo Ohta'ya göre, ideal dijital nakit aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır:
+ İzlenemezlik, yani bir transaksiyonu kimin gönderdiğini tespit edemememiz.
+ İlişkilendirilemezlik, yani iki farklı transaksiyonun aynı kişiye yapılıp yapılmadığını bilemememiz.
Bitcoin her ikisinde de sınıfta kalıyor ve işte burada CryptoNote devreye giriyor.
2013 yılında, Nicolas van Saberhagen müstear adını kullanan ve kimliği bilinmeyen bir yazar, Bitcoin'in kusurlarını gidermek için bir protokol önerdi. Bu protokol, Monero'nun temelini oluşturacaktı.
https://web.getmonero.org/resources/research-lab/pubs/cryptonote-whitepaper.pdf
Monero = CryptoNote + gerçek dünya koşullarına uyarlanmış dinamik hâli.
Bitcoin'den farklı olarak Monero, baştan sona mahremiyet esasına uyan dijital nakit olarak tasarlandı. Bir fork (farklı bir blokzincir çatalı) değildi. Tamamen yeniden düşünülmüş bir sistemdi. Monero'nun Bitcoin'in temel sorunlarını nasıl çözdüğüne bir göz atalım.

- Monero temel varsayılan olarak mahremiyetle gelir.
Monero her işlemde şunları kullanır: Göndereni gizlemek için Halka İmzalar (Ring Signatures); alıcıyı gizlemek için Gizli Adresler (Stealth Addresses); tutarı gizlemek için Halka Gizli Transaksiyonlar (RingCT). Hiç kimse göndereni, alıcıyı veya tutarı birbirleriyle ilişkilendiremez.
Halka İmzalar nedir? İşlemlerinizi birçok sahte (decoy) işlemle karıştırarak gizleyen kriptografik hilelerdir. Gözlemciler gerçek gönderenin kim olduğunu anlayamaz, tüm olası gönderenler eşit olasılıkta görünür. Bu izlenemezliktir.
Gizli Adresler nedir? Monero aldığınızda, açık adresiniz zincir üzerinde gösterilmez. Bunun yerine, gelen her işlem için tek kullanımlık bir adres oluşturulur. Bu, bağlantı kurulamazlığı, yani ilişkilendirilemezliği sağlar, böylece kimse bakiyenizi veya ödeme geçmişinizi bilemez.
RingCT (Ring Confidential Transactions) nedir? RingCT, gönderilen tutarı gizler. Artık şeffaf bakiyeler yoktur. Yalnızca gönderen ve alıcı gerçek tutarı bilir, bu da Monero'yu fungibl, yani birimdenk yapar.

- Birimdenklik, paranın para olmasını kesinleştiren temel özelliktir.
Bazı coin'ler geçmişleri nedeniyle "kirlenmiş" ise (örneğin, Darknet pazaryerlerinde kullanılmışsa), artık aynı değere sahip değillerdir. Bitcoin'de bu sorun vardır. Ancak Monero'da yoktur.
1 BTC = Chainalysis'in UTXO'nun çıkış noktasına göre belirlediği değer.
1 XMR = her zaman 1 XMR!
- Monero değişen dünyaya daima adapte olabilir.
Bu da Bitcoin'in bir başka noksanıdır. Bitcoin'de yükseltmeler ve iyileştirmeler çetrefilli ve zordur. Bitcoin'in idefix katılığı, her büyük değişiklik önerisinde topluluk bölünmesi riskini beraberinde getirir (bakınız, Bitcoin Cash). Monero, çatallanma veya drama olmadan, adapte olabilen konsensüs kullanır ve düzenli olarak kendini iyileştirir.

- Monero, ücretler ve kullanışlılık açısından tüm kripto para birimlerini geride bırakmıştır.
Bitcoin ücretleri büyük dalgalanmalar gösterir. Monero, ücretleri düşük ve öngörülebilir tutarak, gerçek nakit gibi küçük, hızlı ve sık gerçekleştirilen ödemeler için optimize edilmiştir.
- Dezavantajı: Şeffaflık meselesi.
Bazıları Monero'nun mahremiyetinin çok güçlü olduğunu, denetlenmesinin ve kamuya açık olarak doğrulanmasının daha zor olduğunu savunur. Ancak mahrem bilgiler, görüntüleme anahtarları ile sadece gönüllü taraflar arasında seçici olarak ortaya çıkarılabilir. Saklı değildir, seçici olarak görülebilirdir.
Peki Bitcoin daha güvenli değil mi? Güvenlik ≠ Şeffaflık. Monero, güçlü şifreleme ve ASIC dirençli bir madencilik algoritması (RandomX) kullanarak gerçek merkeziyetsizliği temin ve teşvik eder. Herkes, ekstra donanım ve bilgiye ihtiyaç duymadan CPU ile madencilik yapabilir.
Sıkça duyulan şöyle bir yanılgı vardır: "Monero suçlular içindir." Mahremiyet ≠ Suç. Kredi kartı bilgilerinizi ve hesap dökümünüzü herkese açık olarak yayınlamazsınız, değil mi? Monero mahrem, izin gerektirmeyen ve sansüre dirençli bir dijital nakit para birimidir.

Şeffaflık yine de var olabilir. Bir ödemeyi kanıtlamanız gerekiyorsa, Monero bunu görüntüleme anahtarları (view keys) veya işlem kanıtları (tx proofs) kullanarak sağlar. Mahremiyet temel varsayılan bir özelliktir, zorunlu değildir. İsteğe bağlı denetlenebilirlikise bir özelliktir, bir hata değildir.
Uzun lafın kısası: Bitcoin devrimi başlattı. Monero, P2P elektronik nakit kısmını mükemmelleştirdi.
+ Mahrem
+ Birimdenk
+ Güvenli
+ Ölçeklenebilir
+ Adaptif
İşte dijital nakit böyle olmalıdır. Bitcoin bize neyin mümkün olduğunu gösterdi. Monero ise bize neyin gerekli olduğunu gösteriyor. Gözetim ve finansal sansürün hâkim olduğu bir dünyada mahremiyet bir lüks değil, en temel haktır.
Monero, bu hakkın cisimleşmiş ve eylemdeki hâlidir. Monero özgürlük parasıdır.

Şimdi Monero lehine genel gerekçeler sunmak istiyorum.
Fiyat hareketlerinden bağımsız olarak şu anda Monero tutmanız için bazı nedenler:
+ Ülkenizin para biriminin enflasyonundan etkilenmeyen bir tasarruf hesabı istiyorsanız, Monero'da değer saklayabilirsiniz.
+ Şimdi satın alırsanız, hükümetin Monero'yu yasaklaması durumunda bile Monero'ya erişebilirsiniz.
+ Paranızı Monero'da tutarak hükümetin paranızı el koymasını önleyebilirsiniz.
+ Paranızı Monero'da tutarak hükümetin paranızın varlığından haberdar olmamasını da kolaylıkla sağlayabilirsiniz .
+ Paranızı Monero'da tutarak, ne satın aldığınızı veya paranızla ne yaptığınızı kimsenin bilmediğinden emin olabilirsiniz.
+ Tüm bu pratiklerle Monero'nun fiyatını biraz daha yüksek hâle getirerek, hükümetin ve diğer kötü niyetli entitelerin spam saldırılarına karşı Monero'yu daha dayanıklı hâle getirebilirsiniz.

Monero'yu ideolojik olarak desteklemeniz için bazı nedenler:
+ Yegâne mahrem para (Liberteryenler, Anarşistler, mülkiyet ve mahremiyet temelli özgürlüğün savunucuları için yeterli sebep.)
+ Merkeziyetsizliği garanti edebilen tek kripto para birimi (Muhalif düşünce, Çeşitli ideolojiler, devlet karşıtlığı için yeterli sebep.)
+ Kuyruk emisyonu sayesinde uzun ömürlülüğü garanti eden tek kripto para birimi (Ekonomistler için yeterli sebep.)

Finansal açıdan elde tutma nedenleri:
+ Diğer tüm kripto paraların aksine gerçek hayatta ve Darknet'in tamamında kullanımı ve dolayısıyla da bir taban fiyatı var.
+ Bitcoin'i geride bırakan, benimsenme ve kullanımda kanıtlanabilir üstel büyüme oranı var.
+ Tüm kripto paralar arasında BTC ve ETH'nin ardından üçüncü büyük geliştirici topluluğuna sahip, ancak piyasa değeri açısından 20 ila 25. sıralarda seyrediyor.
+ Uzun vadede potansiyel artış (24 trilyon piyasa değeri), değerinin hızla artabileceği anlamına geliyor
+ Monero'nun fiyatı nispeten istikrarlıdır, bu da potansiyel yükselişlerden ve değer artışlarından yararlanırken, değer kaybı konusunda çok endişelenmeden yavaşça biriktirmek için en iyi coin'lerden biri olduğu anlamına gelir.
+ Şeffaf olmayan muhasebe defteri sayesinde kimin ne kadar XMR'ye sahip olduğu asla bilinemeyeceği için hiç kimse hedef hâline getirilemez.
+ Dolar çökerse, insanlar kripto paraya akın edecek. Ancak hükümetler de boş durmayacaktır — çıkışları engellemek için cüzdanları bloke edecek veya blok zinciri sunucularını fişleyip takip altına alacaktır. Evet, Bitcoin bile savunmasızdır. Sadece Monero bu sistemin dışında durabilecek kapasitededir çünkü yıllardır tüm borsalardan atıldı, saldırıya uğradı, piyasanın geri kalanından koparıldı... Tüm bunlara inanmak zor gelebilir. Ancak gerçek bu. Her şey pahalılaşıyor. İnsanlar panik içinde kripto para satın alıyor ve almaya devam edecek. Sonra tüm bunlara erişim engellendiğinde tekrar ve daha büyük bir panik yapacaklar. Bunu kitlesel çıkışlar izleyecek. Son ayakta kalan ise kesinlikle Monero olacak. Bitcoin asla Monero'dan daha iyi olamaz. İnsanlar, "özgürlük parası" sandıkları şeye hükümet dur komutunu bağırdığı zaman bunu zor ve acı yoldan öğrenecek. Bu bir farazilik değil, sadece bir zaman meselesidir. Diğerleri de gerçek bir zorlukla karşı karşıya kaldıklarında domino taşları gibi devrilecekler. İnsanlar her zaman yaptıklarını yapacak ve paniğe kapılacaklar. Monero ise orada tüm bu panik içindeki koyunları bekliyor olacak. İnsanlar geldiklerinde Monero'yu diğer tüm kripto paraların giydiği koyun postlarını ayakları altında çiğnerken görecek.

I would like to be the translator of your book into Turkish, if you would be so kind as to grant me this honour.
So this is a book that only addresses Monero as a financial tool, right? Because there's no other way.

Bitcoin'in tüm hikâyesi, devletlerin ve şirketlerin "tamamen bu işe gönül verdiğine" ve bu piyasanın gerçek taleple büyüdüğüne sizi ikna etmek için içeriden birileri tarafından senaryolaştırılmış, sahnelenmiş bir illüzyondur. Bu, insanlık tarihindeki EN BÜYÜK balondur ve gelmiş geçmiş en büyük finansal skandal olarak tarihe geçecektir. Şunu kendinize sorun: Eğer Bitcoin bu kadar merkeziyetsiz ve güçlüyse, neden aynı birkaç kuruluş süregelen anlatıyı, madencilik çiftliklerini, cüzdanları ve mevzuatı kontrol ediyor? Anlayacağınız, her şey göz boyama ve kandırmacadan ibaret. Buyrun size kanıtı:


El Salvador'un sözde Bitcoin "yatırımı" göstermelik bir hayaldi. Herhangi bir satın alma kanıtı veya rezerv kanıtı yok ve yeni blok zinciri verileri, hazinelerindeki 6114 Bitcoin'in 6111'inin satın bile alınmadığını, doğrudan Bitfinex ve Tether'dan transfer edildiğini gösteriyor. Tabii ki bu işin arkasında bu çakallar vardı. Ayrıca El Salvador'un tüm Bitcoin mevzuatını da Tether hazırlıyordu. Yani bu, devlet ve ulus çapında bir benimseme olayı değildi. Bu, piyasayı "hükümetler satın alıyor, siz de almalısınız" diye kandırmak için giydirilmiş bir likidite aklama kılıfıydı. Siyasi geçmişi şaibeli olan Bukele'nin bunu benimsemesine şaşmamalı, nitekim Tether onlara rüşvet verdi ve onları bir araç olarak kullandı. Bukele bu anlaşmayla başarılı bir PR (halkla ilişkiler) elde etti. Bitfinex de likidite elde etti. Tether ise bir gün daha hayatta kalmış oluyordu.
Olayı kaçırmış olanlar için şunu da belirteyim: El Salvador, Tether'ın zorladığı deneyin bir felakete dönüşmesinin ardından Bitcoin'in yasal ödeme aracı olarak kullanılmasından vazgeçti. Chivo Cüzdanı fiilen iflas etti ve kullanıma açıldıktan sonra kullanım oranı %98,9 düşerek kapandı. Tether ve içerideki ağı bile onu ayakta tutamadı çünkü gerçek bir talep yoktu.

Jack Mallers da bu iç çemberin bir parçası ve Tether-Bitfinex makinesine derinden bağlı. Yeni şirketi Twenty One Capital, devasa Bitcoin yatırımları yaptığını iddia etti. Ancak on-chain (Bitcoin temel blok zinciri) verilerine göre 14000 BTC (2 milyar dolar) doğrudan Tether'in rezervlerinden geldi. Mallers, çok fazla talep gördüklerini iddia ediyor, ancak herhangi birinin onlara yatırım yaptığına dair tek kanıt, yatırımcılara yalan söylemekten ve dolandırıcılık yapmaktan tam anlamıyla suçlu bulunan bir şirket olan Tether tarafından gösteriliyor. Epey şüpheli... Bu bir yatırım değil. Bu aslında bir iç muhasebe çalışması -diğer bir deyişle, daha geniş bir likidite sirkinde sadece başka bir paravan hareket. Mallers'ın diğer şirketi Strike'ın da uzun süredir Tether ile yakın bağları var. Ödemelerinin %100'ü Tether üzerinden yapılıyor. Burada söz konusu olan şey inovasyon değil, sadece konsolidasyondur.

Michael Saylor da aynı göz boyayan Ponzi döngüsünü yürütüyor. Saylor'ın da aynı içeriden ekosistemle bağları olduğunu ve tüm bunları desteklediğini garanti ederim. Strategy (Saylor'ın şirketi) hiçbir inovasyon yapmıyor ve piyasadaki en riskli, en kaldıraçlı hisse senetlerinden birini yönetiyor. Bu şirketler Bitcoin'e yatırım yapmıyorlar, resmen onu sağıyorlar. Sistemleri de çok açık:
Sermaye artır → BTC satın al → Fiyatın şişirilmesini sağla → Daha fazla sermaye artır → Bunu sürekli tekrarla
Bu, hopium (umutla uyuşturmaca) ve hype (abartılı-aceleci gaza getirmece ve yutturmaca) üzerine kurulu döngüsel bir plandır. Saylor'un anlatısı da sağlam parayla ilgili değildir -müzik durmadan önce maksimum değeri elde etmek için dolandırıcılığı yeterince uzun süre canlı tutmakla ilgilidir.

Tether ve Bitcoin arasında kısır bir destek döngüsü var: Tether Bitcoin'i, Bitcoin de Tether'i destekliyor. Bu düzenek, saatli bir bombadır. 2025 Bitcoin Konferansı'nda, Bitcoin Standardı kitabının yazarı BTC maksimalisti Saifedean Ammous nihayet herkesin düşündüğü ama dile getiremediği şeyi söyledi:
"Tether sessizce Bitcoin biriktiriyor ve rezervlerini istikrarlı bir şekilde artırıyor. Bir gün, Bitcoin varlıkları dolar rezervlerini geçebilir. O zaman Tether sadece sabit değerini korumakla kalmayacak, aynı zamanda değerini daha da yükseltebilecektir. Hazine tahvilleri yerine Bitcoin tarafından desteklenen, bir dolardan daha değerli bir stabilcoin hayal edin."
Bu, Mt. Gox ve Lehman Brothers'ın çöküşünü andırıyor: Likidite ortadan kalktığında, tüm iskambil kule yıkılır. Ortada gerçek varlık yok, sadece birbirini destekleyen geçici ve istikrarsız iddialar var. Dolayısıyla büyük bir çöküşe hazır olun.
https://blossom.primal.net/623db9ec7fbfc33ccd53ebf65cb25fdad8c9f42f8a4863ffd0deb71ad1929cfc.mp4
2025 Bitcoin Konferansı'nda Tether yönetimi, 100000'den fazla Bitcoin'e ve 50 tondan fazla altına sahip olduklarını açıkladı. Kulağa çok güvenilmez geliyor, değil mi? Oyun şöyle oynanacak:
1. Tether havadan milyonlar basar.
2. Fiyatları pompalamak için yeni basılan Tether ile BTC satın alır.
3. "Rezerv" olarak USD ve altın almak için ihtiyaç fazlası BTC'leri satar.
4. Sonra da meşru olduğunu kanıtlamak için bu rezervleri sergiler.
5. Bu arada (bitcoin maksimalist koyunlarından oluşan) beyinsiz kalabalık, dolandırıcılık olmadığına ikna olmuş bir şekilde bu şaklabanlığı alkışlar.
Tether gerçeğini sürekli dile getirenler ve uyarıda bulunanlar başından beri haklıydı. Yıllar önce, herkes bu tehlikeyi ciddiye almayıp görmezden gelirken Tether'in sessizce BTC satın aldığını duyduk, gördük. Ve artık bunu gizleyemiyorlar bile. Tether, tüm Bitcoin piyasasını destekleyen tek büyük alıcıdır ve her şey onların sonsuz para basımlarıyla alımlarına bağlıdır. Bu, nihai iskambil kuledir.

Bitcoin'e yönelik kurumsal talep (şirketlerin talebi) sadece geçici bir modadır. 2 Haziran'da, Bitcoin spot ETF'leri net 267,5 milyon dolarlık çekilme görerek arka arkaya üç gün para çıkışına işaret etti. Bu tek seferlik bir şey de değil -aylardır devam ediyor ve kurumların hızlı bir şekilde Bitcoin piyasasından çekildiğini gösteriyor. 2021'in sonlarında, Bitcoin ETF girişleri hype zirvesinde milyarlara ulaşmıştı. O zamandan bu yana kurumsal ilgi %91'den fazla oranda azaldı. Bu kesintisiz ve istikrarlı sermaye çıkışları, artan şüpheleri, daha sıkı mevzuatları, aşırı dalgalı piyasaları ve net bir kârın olmadığını ortaya koyuyor. Kurumların Bitcoin'in fiyatını desteklemesi gerekiyordu ama bunun yerine kaçıyorlar. "Kurumsal talep" sadece bir hype ve FOMO (günceli kaçırma korkusu) idi. Akıllı para çoktan uzaklaşmaya başladı. Daha da kötüsü, kripto yanlısı yeni SEC (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) bile temkinli davranıyor. Zayıf dolandırıcılık korumalarını gerekçe göstererek Bitwise ve Grayscale gibi şirketlerin yeni spot Bitcoin ETF'lerini onaylamakta tereddüt ettikleri bildiriliyor.

Sonuç olarak, tüm bu Bitcoin ekosistemi aslında aldatmacadan başka bir şey değildir. Bu endüstri, acımasız ve durmak bilmeyen bir manipülasyonla ayakta tutulmaktadır; Tether ve Bitfinex gibi içeriden birileri, gerçek talep ve benimseme yanılsaması yaratmak için coinleri ve likiditeyi karıştırarak dikkatle tertiplenmiş bir şov yürütmektedir. Yatırımcıları kandırmak için bu güçlü marka anlatısını inşa ediyorlar ve herkesi devletlerin ve şirketlerin "bu işe yatkın ve inanmış" olduklarına ikna ediyorlar, oysa gerçekte bu durum özenle hazırlanmış bir pompalama ve teşvik etme dümeninden ibaret. Eğer hype’a kanmadan dikkatinizi verip gürültünün arkasını ihtiyatla görmeye çalışırsanız, tüm bunların ne kadar tehlikeli olduğunun farkına varabilirsiniz. Bitcoin'in fiyatı organik büyüme ya da gerçek kurumsal ilgiden kaynaklanmıyor; neredeyse tamamen Tether'in sınırsız dolar basması ve fiyatları yapay olarak yüksek tutmak için BTC satın almasıyla besleniyor. Bitcoin talebinin %90'ından fazlası bu Tether enjeksiyonları yoluyla gerçekleştiriliyor. Şu anda Trump yönetimi tarafından yürürlüğe konmaya çalışılanlar gibi stabilcoin mevzuatları bu likidite musluğunu kestiğinde, piyasa acımasız bir hesaplaşmayla karşı karşıya kalacaktır. Bitcoin kaçınılmaz olarak 100 bin doların çok altına düşecek ve kolayca 10 bin doların da altına inebilecektir. Sözde "kurumsal talep" buharlaştı, içeriden bilgi sızdıranlar ve alanlar ifşa oldu. Bu teşvik ve destek dümeni sonsuza kadar devam edemez. Bu satırlar, tüm bu anlatının nasıl uyduruk bir fantezi olduğunu gösteriyor. Uyarmadı demeyin; Bitcoin, sağlam paranın geleceği değil; saatli bir finansal bombadır. Zaten saçma sapan bir bomba olmasa ABD neden bu kadar heveslensin ki..?
Fiat illüzyonlarından birine dönüşen Bitcoin delüzyonuna karşı kendinizi korumak için sağlam bir seçeneğiniz olduğunu da unutmayın.
While mining 39 Th/s of Bitcoin, it also simultaneously heats and cleans the air of 36 square metres of space. It also allows both solo and pool mining.
This is much cooler (and warmer):
Mahremiyet sadece transaksiyonlarınızın, ticari ilişkilerinizin, hesap hareketlerinizin devlet tarafından izlenmemesinden ve takip edilmemesinden ibaret değildir; şirketlerin sizin hakkınızda devasa profiller oluşturmasını engellemekle de ilgilidir. Şirketler ne satın aldığınızı, hareketlerinizi, alışkanlıklarınızı elektronik ödeme sistemlerinin neredeyse tamamı sayesinde bilmektedir ve bu "neredeyse" ifadesinin sebebi olan aykırılık, yani Monero, finansal verilerin en yüksek teklifi verene satılan başka bir ürün olmamasını sağlar. Üstelik Monero, bir para olarak her biriminin eşdeğerliğini sağlarken aynı zamanda işlevsel bir kıtlığı da garanti altında tutar. Böylece elinize önceki kullanıcıları tarafından kirletilerek bir şantaj aracına dönüştürülmüş ve tağşiş edilmiş bir para asla geçmez.
(Privacy is not just about not having your transactions, your business dealings, your account activity monitored and tracked by the state; it is also about preventing companies from building huge profiling systems about you. Companies know what you buy, your movements, your habits, thanks to almost all electronic payment systems, and the anomaly that is the reason for this "almost" - Monero - ensures that financial data is not just another product sold to the highest bidder. Moreover, as a money, Monero ensures the equivalence of each of its units while at the same time guaranteeing a functional scarcity. Thus, you will never receive a coin that has been tainted and turned into a blackmail tool by its previous users, and that has been debased.)




"Yeterli seviyede gizlilik" hiç mahremiyet olmaması ile aynı şeydir. Mutlak mahremiyet, tıpkı Cypherpunk ataların da dediği gibi bir doğal hak öncülüdür ki sadece #Monero bunun için mücadele etmektedir ve önemli olan da bunu ilk kimin yaptığı değil, kimin en iyi yaptığıdır.
("Having enough privacy" is the same as having no privacy at all. As the Cypherpunk ancestors said, absolute and uncompromised privacy is a premise of natural rights, which only #Monero is fighting for, and it is not a question of who does it first, but who does it best.)

Yaygın kanının aksine, bence Satoshi karakteri ve Bitcoin projesi, Adam Back gibi bir çakaldan ziyade Nick Szabo gibi naif bir adamın yaratısı. Zaten böyle olduğuna dair deliller baskın. Nick Szabo, yani Satoshi yarattığı şeyin küçük bir projeden öteye gitmemesi gerektiğini ve bir prototip olarak kalmasını istiyordu, fakat işler öyle gitmedi. O da gidip CryptoNote üzerinde çalıştı. Nicolas van Saberhagen de tıpkı Satoshi Nakamoto'da olduğu gibi Nick Szabo'nun yarattığı bir alter-ego'dur. Birkaç kere "ben Bitcoin'i, ah şey, Bit Gold'u yaratırken" ("when I created Bitcoin, uh, Bit Gold...") şeklinde freudyen dil sürçmeleri yaşaması bu olasılığın sağlamasıdır. "Bitcoin maksimalizm" terörizmi yapmaması ve Satoshi'nin liberteryen söylemlerinin bire bir aynısını yıllar önce blogunda defalarca dile getirmesi de sağlam bir delildir. Yıllardır perde arkasında iki yaratısının da gelişimini sessizce izleyip muhtemelen asıl amaçladığı sürümün, yani Monero'nun geldiği noktadan memnuniyet duyuyor olmalıdır.
[Contrary to widely held belief; I think the Satoshi character and the Bitcoin project are the creation of a naive man like Nick Szabo rather than a coyote like Adam Back. The evidence is overwhelming that this is the case. Nick Szabo aka Satoshi, wanted his creation to be nothing more than a small project and a prototype, but it didn't pan out like that. So he went and worked on CryptoNote. Nicolas van Saberhagen is an alter-ego created by Nick Szabo, just like Satoshi Nakamoto. The fact that he has several Freudian slips like "when I created Bitcoin, uh, Bit Gold..." is a confirmation of this possibility. The fact that he does not engage in "Bitcoin maximalism" terrorism, and that he repeatedly expressed the exact same libertarian rhetoric of Satoshi on his blog years ago, is also solid evidence. He has been quietly watching the development of both of his creations behind the scenes for years and is probably pleased with the progress of his original intended release, which is Monero.]


Inflation is bad, deflation is good, disinflation is the best. Ergo: Fiat < Bitcoin < Monero





















