Tarih: 9 Temmuz 1998, Yer: Çankaya Köşkü.

Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, Çankaya Köşkü'nde bir toplantı tertip eder. Cumhuriyetin 75. yılı için yapılan hazırlıkların son durumuna dair yetkililerden bilgi almak istemektedir.

Başbakan Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Cavit Kavak, İstanbul Valisi Kutlu Aktaş, İzmir Valisi Erol Çakır, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Aydın Arslan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan toplantıda hazır bulunur. Bu isimlerin yanı sıra kutlama programı kapsamında Başbakanlık bünyesinde kurulan komite başkanı Müsteşar Yardımcısı Füsun Koroğlu, çeşitli sivil toplum temsilcileri ve tanıtımı üstlenen reklam şirketinin yetkilileri de toplantıya iştirak eder. Öte yandan davetli olmaları ve masada kendilerine yer ayrılmasına rağmen, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura toplantıya katılmamıştır.

Yaklaşık iki saat süren toplantının tamamı Demirel'in isteği üzerine basına açık yapılır.

Sözlerine "Cumhuriyetin 75. yılı için tantanalı bir tören istiyorum" diyerek başlayan Demirel şöyle devam eder:

"Yapalım bitsin, şu kadar saat sonra gidelim değil, keşke bitmeseydi dedirtmek lazım. Türkiye'nin sıkıntısı heyecandır. Biz heyecandan uzaklaştık. Hiçbir şeyden heyecan duymazsak müştereğimiz kaybolur. Halk kutlamalara katılmadıkça, yavaş yavaş rejimle arasındaki mesafeyi açıyor gibi intibalar var. 3-4 yıldır bizdeki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına bakıyorum. Resmi geçit geçiyor ama yanında halk yok. Asker, polis gurur verici ama onlar her an hazırdır. Ben halk istiyorum."

Ulusu bir ruha benzeten Ernest Renan'a göre, bir ulusun varlığı her gün yapılan bir referandumdan farksızdır. Renan bu metaforunda aslında bir siyasal onay meselesinden ve ontolojik bir mutabakattan bahsetmektedir. Ortak acılar, müşterek zaferler ve kolektif hafıza üzerine yükselen bir mutabakat... İşte Demirel'in heyecan vurgusu tam da bu mutabakatın kaybolmamasına ilişkindir. Rahmetli Demirel'in bahsettiği 'heyecan' sorunu Eski Türkiye'de de vardı doğru fakat Yeni Türkiye heyecanını tamamen kaybetti. Ne acılarımızın matemini tutabiliyor ne de başarılarımızın sevincini yaşayabiliyoruz. Yani bizi ulus yapan müştereklerimizi yitiriyoruz...

A Millî Kadın Voleybol Takımı'nın başarısına hep birlikte sevinemeyen, on binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan bir afetin yasını bile beraber tutmayı beceremeyen bir toplum, ulus olabilme hüviyetini çoktan kaybetmiştir.

Tekrar fotoğrafa gelecek olursak Cumhuriyetin 75. yılı kutlamaları için devletin zirvesi Temmuz ayında, 29 Ekim'den tam 3.5 ay önce toplanmış. Üstelik aynı masa etrafında toplanan Cumhurbaşkanı'nın geçmişteki partisi farklı, Başbakan'ın partisi başka, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın partisi bambaşka.

100. yıla şurada hepi topu bir hafta kaldı ama hem devletin hem siyasetin hem de toplumun üzerinde bir ölü toprağı var. Cumhuriyetin 100. yılı ne iktidarın ne iktidarı eleştiren muhalefetin ne de her ikisine yüklenen bizlerin hakkıyla umurunda değil...

#Türkçe #alıntı

Ulusalcılık milliyetçilik değildir.

Bir ulus yapay sınırlardan oluşur. Sınırlar içinde yaşıyanlar bir millet değildir.

Ulusun liderleri politikacıdır, yani yalancıdır.

Ulusalcılık kabileciliğin ve milliyetçiliğin bir sapmasıdır.

Reply to this note

Please Login to reply.

Discussion

ulusalcılık nedir? milliyetçilik nedir?

Benim bildiğim bu kavramlar birbiri yerine kullanılıyor. Eğer bir fark arıyorsak ulus ve millet yeniden tanımlanmalı sanki.

nostr:npub1cllq9v09648dmqljv0q40exl0qnkemdsm8ejrzz6tehm0z36kuwqjqamxs yeni hesabına da buradan alıntı girmiş olayım.

birbiri yerine kullanılıyor da değil sadece; milliyetçilik, ulusalcılık demektir. politikacılara sövmek için terimlerin anlamlarını eğip bükmeye gerek yok 🤷🏻‍♂️ 😉

Kimin kendisine milliyetçi kimin ulusalcı dediğine baktığında belki bir fark koyabilirsin. Kendini ulusalcı olarak tanımlayanlar genelde eski Aydınlık grubu tayfası.

onlar ulusalcıysa ben komünistim

Bu terimleri Türkiye'de çok karıştırdı politikacılar.

Almanca da:

Ulus:

Deutschland = Almanya

Österreich = Avusturya

Schweiz = İsviçre

Millet:

Alman: Türkçe

German: İngilizce

Deutsch: Almanca

Dil:

Almanca: Türkçe

German: İngilizce

Deutsch: Almanca

Alman ulusu mu dersin Almanya ulusu mu dersin? ayrıca Türkçe konuşup düşünüyoruz. Bize ne Almancasından?

Peki Türkçe konuşuyoruz.

Azerbaycan ve Türkiye için

Hangisi olmuyor:

İki devlet, tek millet.

İki ulus, tek millet.

Iki millet, tek ulus.

ulus = millet dediğim için 2. Ve 3. kendini tekrar ediyor. 🤷🏻‍♂️

Ulus kelimesini kullandığın zaman, bir lider veya başında bir yöneten olduğunu var sayıyorsun.

Bir millet dediğin zaman başında bir lider var saymıyoruz.

Türk milleti dediğin zaman sırf Türkiye'de yaşıyan, Türkiye vatandaşı olan insanları değil. Bütün Türkleri, misal Almanya'da yaşıyan, Alman vatandaşı olan, ama Türkiye vatandaşı olmayan insanı da sayıyorsun.

Türk milletinin, ulus karşılığı yok.

yo, kim söyledi öyle var saydığımızı? Türk ulusu dediğimde kim lider oluyor? Türk milleti dediğimde kim lider oluyor?

hatta bir adım öteye gideyim madem Almanya'da takıldık. terimlere elin avrupalısı kafasıyla yaklaşırsan Türk gerçeğine uymaz. Almanlar küçük bir alanda, ülke dediğimiz adı da Almanya olan yerde yaşıyor. Türkler sadece Türkiye'de değil Asya'nın neredeyse tamamında ve Avrupa'da yaşıyorlar. Elin avrupalısının ulus kavramı tabii ki ülke ile sınırlı olacak. Yok ki adamlarda başka bir alternatif. Bizim ulus kavramımız ülke ile sınırlı olamaz çünkü hangi ülke ile sınırlayacaksın? O yüzden uymuyor. Uymayacak.

Peki

Selametle

Nolmuş burada ya???

Türk ulusu denmez, yani hiç duymadım.

Türk ulusu dersen, hanki ulus diye sorarlar. Türkmenistan bir Türk ulusu.

Millet dersen, hanki millet, hanki ulus diye sormazlar.

Ulus - Bir ülke, ulusal, ulusalcılık

Millet - Almanlar bir millet, hepsi Almanya'da yaşamıyor. Misal İsviçre bir ulus, üç milletten oluşur. Alman, Fransız ve İtalyan.