Paranın izlenebilir olması teknik bir tercih değil, ancak ve ancak ahlâki bir çöküştür. Monero bu çöküşü "ilerleme" diye yutturmaya çalışanlara yazılmış bir karşı tezdir. Monero, suçlular için değil; fişlenmeyi reddeden insanlar için vardır. Şeffaflık diye pazarlanan gözetimin, gücü yukarıda toplayıp bireyi çıplak bıraktığını bilir. Takip edilebilir paranın nötr olamayacağını kabul eder. Monero, parayı itaate değil, mübadeleye; denetime değil, özgürlüğe bağlar; mahremiyeti bir istisna veya imtiyaz değil, temel varsayılan yapar. Çünkü izne tâbi para, izinden başka işleyemeyen hayat üretir; Monero ise izinsiz var olabilmenin kodlanmış ve mutlak hâlidir. Zira bilgi dağınıktır, yereldir ve merkezîleştirilemez. Fiyatlar, bu dağınık bilginin zorla değil, özgür etkileşimle kristalleşmiş hâlidir. İşte tam bu yüzden piyasa, gözetimle birlikte var olamaz. Gözetim, bilgiyi serbestçe açığa çıkarmaz; tek elde toplar. Monero, bu noktada teknik bir araç değil, epistemolojik bir itirazdır. Cypherpunk'lar da yıllar önce şunu fark etmişti: Hukukla korunmayan ve korunamayacağının defalarca farkına varılan özgürlükler, kodla korunmak zorundadır. Devlet "hak" tanımlar, sonra daima istisnalar üretir. Kriz anında haklar askıya alınır, ama müesses nizam altyapısı kalıcıdır. Finansal gözetim de böyle kurulmuştur: Geçici gerekçelerle kalıcı defterler. Monero, bu kusurlu defter yapısının kendisini reddeder. Takip edilebilir para, masum bir muhasebe aracı değildir. Davranışı şekillendirir, tercihleri cezalandırır, itaatsizliği görünür kılar. Bu, Hayek'in tarif ettiği bilgi problemi değil, doğrudan iktidar problemidir. Çünkü merkezî otorite, sadece parayı değil, parayla birlikte ahlâkı da tanımlamaya başlar. Hangi işlem "iyi", hangisi "şüpheli", hangisi "izinli", hangisi "sakıncalı", tüm bu konularda emirler ve yargılar dağıtılır ve işte piyasa burada hakkın rahmetine kavuşur. Monero'nun radikalliği gizliliğinde değil; varsayılan gizlilik ilkesindedir. Mürşitimiz Avusturya İktisat Ekolü'nün de "nötr para" arayışı, ancak geçmişi olmayan, lekelenemeyen, ayrımcılığa uğramayan bir para ile mümkündür. Birimdenklik (fungibilite) bir teknik özellik değil, ahlâki bir zorunluluktur. Birimdenk olmayan para, piyasa dışı hiyerarşi üretir. Cypherpunk ethosu şunu söyler: Güce güvenilmez, sınırlandırılır. Avusturya İktisat Ekolümüz şunu ekler: Merkezîleşme her zaman bilgi kaybı ve zorba şiddeti üretir. Monero bu iki çizginin karşısında dimdik ve kuvvetle durur. Ne reform ister, ne izin. Sadece çalışır. Böylece devletler Monero'dan korkar, tabii sadece suç işlenebilir diye değil; itaatsizliği mümkün ve kolay kıldığı için. Şeffaflık talebi, ahlâki bir çağrı değil; asimetrik bir güç isteğidir. Yukarıyı opak, aşağıyı camdan berrak yapan bir düzen er ya da geç piyasa dilini kaybeder, yerine emir-komuta gelir. Sonuç basittir: Mahremiyet olmadan mülkiyet olmaz. Mülkiyet olmadan fiyatlar belirlenemez. Fiyatlar olmazsa piyasa oluşmaz. Piyasa olmadan da özgürlük sadece bir slogandan ibaret kalır. Monero bir slogan değil, çalışan bir reddiyedir.

Reply to this note

Please Login to reply.

Discussion

No replies yet.