Replying to Avatar Emre Yılmaz

Dünya kötü bir yer. İnsanlar yalancı, kaypak, arkasından sövdüğü insanın yüzüne bakmaktan ar etmeyen insanlarla dolu. Arkadaşlık nedir bilmiyor çoğu insan. Kendilerini sorgulamaktan acizler. Kolaylıkla manipüle oluyorlar ve etraflarındakileri de manipüle etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ve bazı insanlar için kötülük bir yaşam biçimi. Özünde ise kendilerini öncelemeleri geliyor.

Bunlar zaten bariz. Ancak bana ilginç gelen şey, iyi olmaya devam edenleri salak zannediyor olmaları. Ya da saf falan. En yakınımdekiler bile hep böyle davrandı. Benim iyi niyetimi her daim saflığımdan aldığımı zannediyorlar.

Hayır, ben iyiyim, çünkü iyilik iyidir. Kaybettiklerimin veya gördüğüm vefasızlıkların arkasından koşmadım, hiç bir zaman hiç kimseye de kin tutmadım.

Evet ben de insanlara kızabiliyorum, ancak bir kaç gün sonra insanız sonuçta diyerek çoğu kızlığımın üstesinden geliyorum.

Benim bu dünyada tek bir amacım var, o da sadece sevgi. Bunu hazla karıştırmamak lazım. Çoğu zaman, herhangi bir haz duymasam da insanlara iyilikle yaklaşmaya devam ediyorum. Bunun bana herhangi bir faydasının olup olmaması birşeyi değiştirmiyor. Nihilist inancım gereği böyle yaşamam gerektiğini düşünüyorum. Optimistik nihilizm, insanın amaçsız evrende varoluşunu kurgulaması için çok güzel araçlara sahip. Bunu insanların anlayamıyor olması ve kendilerinde bulabildikleri en yakın kategoriye dahil etmelerinden oluşuyor galiba bu durum. Özbenliğine odaklı değil, başkalarını da önemsiyor en az kendi kadar, demek ki hiç kandırılmamız, hiç zarar görmemiş bu durumdan, o halde bu kişi saftır gibi bir yanılgıya bu sebeple kolaylıkla düşülüyor belki de.

Ömrümün çoğusu yaptığım iyiliklerin karşılığı olarak çektiğim cezalar ve yediğim dayaklarla dolu. Marvel diliyle anlatmak gerekirse, bunların hiç biri benim villain olmam için motivasyon kaynağım olamadı, olamayacak. Hiç bir zaman bir hero da olamayacağım tabi ki, böyle bir derdim de yok. Ancak kategorize etmem gerekirse, bir zaman sonra dönüşeceğim şey büyük ihtimalle bir anti-hero olabilir. Yani dünyada sadece üç kategori bulunsaydı böyle olurdu.

Bunu yazıyorum, çünkü bazen yoruluyorum ve kendime bunu hatırlatmam gerekiyor. İfade etmek ise hala devam edebilmemi sağlıyor.

Neyse, nostr'ın güzelliğiyle micro-blog işini neredeyse bir bloga çevirdim. O yüzden susuyorum :) Uzun bir yazı hazırlayabilirim bunla alakalı bi ara.

Emeğine saygı duymakla beraber başına gelen çoğu şeyin de yapılanın hesabını sormamandan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Nasıl iyilik bizim için yaratıldıysa kötülükte bizim için yaratıldı. İyilik ve kötülük diğer durumlar gibi bir tercih meselesi fakat en önemli mesele bunu ne zaman, hangi olaya karşı, hangisini seçeceğindir. Her duygunun fazlası zarar, dozunda tüm duyguları yaşayabilmek seni sağlıklı insan yapar.

Reply to this note

Please Login to reply.

Discussion

Yapılanın hesabını sormak benim için yapan kişiyle iletişimi kesmek demek oluyor. Zaten benim hayatında olmamı haketmeyen birisi için kötülük yaparak dahi hayatında olmak karşımdakine verdiğinden daha çok bana zarar veren bir durum. Sırf birisi beni mutsuz etti diye kimseyi gidip mutsuz etmekle uğraşamam ki buna harcayacağım enerjiyi hakeden çok daha iyi insanlar varken üstelik.

Ardışık tekrarlayan durumlar genelde sınır çizememekten kaynaklanır. Ve hesap sormak birini mutsuz etmek değil yaşattığıyla yüzleştirmek anlamında. ( benim tarzımı tavsiye etmiyorum benimki çok başka bir boyut sabrın ve birikimin sonrası)

Sınır sorunlarından kaynaklanan konular bambaşka yalnız. Benim burada bahsettiğim sağlıklı sınırlar çizilse bile karşılaşabildiğin kötülükler. Hatta sınır sorunları özelinde bakarsam da bir başkasını kötülüğüyle yüzleştirmek benim sorumluluğum değil. O raddeye geçerek bakarsam, örneğin biri benim iyiliğime karşılık bana kötülükle cevap verdiyse ve ben iyilik adı altında onu yaptığı kötülükle yüzleştirmeye çabalarsam - ki birkez kötülük göstermiş kişi benim bakış açıma göre bunu bilinçli yapmıştır ve yüzleştirmem sonucunda yine kötülük yapma ihtimali yüksektir - kendime saygısızlık yapmış ve enerjimi gereksiz bir efora sarfetmiş olurum.

Sonuç olarak; iyilik yapmaya devam etmek aslında marifet değil bence, olağan durum. Olağan durum dışına çıkanlar, yani kötülük yapanlar benim sorumluluğumda değil. Hayatımın dışına itmek benim yapabileceğim en doğru şey.

En başta bahsettiğim şey şuydu ki, ben saf olduğum için değil, bilinçli bir tercihle iyiyim. Kin tutmuyorum, hesap sormuyorum, yoluma devam ediyorum. Anlamsızlık içerisinde tercih ettiğim anlam bu. Bu yüzden doğaçlama tiyatroyu da seviyorum. Doğaçlama tiyatrodaki en temel kural devam etmektir. Uyumlu veya uyumsuz olması önemli değildir, devam etmek tek meseledir.

Hayata da böyle bakıyorum sonuç olarak. İyi saydığım şeylere devam ediyorum bu sebeple, kötü - olumsuz şeylerle ilgilenmiyorum.

Bence tüm bunlara rağmen kendini koruyan sınırlar çizmek ve sana kötülük yapıldığında nasıl sonuçlarla karşılaşılabileceği hakkında insanları bilgilendirmek hem kendimiz hem de karşımızdaki insanları korumak için yapılmış en büyük iyiliktir ve çizilmesi en mantıklı sınırdır. Enerjimi adalet sağlamak için harcamayacaksam yeni yaralar açsın diye taze kötülere mi harcicam? Eden ettiğini mecbur çekecek evrene hizmet etmek vazifemiz. Kötüye iyilik enayiliktir.

İşte bahsettiğim şey bunların farkı konular olduğu. Kendini koruyan sınırlar çizmek başka birşey, benim burada bahsettiğim şey "Karşılaşılan kötülüklere rağmen, iyi olmaya devam edebilmek" konusu. Burada demiyorum ki sana tokat atana diğer yanağını çevir. Benim bahsettiğim şey, birileri kötü diye, varsayımlı birşekilde kötü bir insan olmanın gereksizliği. Sırf birileri kötü diye, tüm enerjini güvensizlikle yaşamaya harcamaman gerektiği. Sırf bazı insanlar senden faydalanıyor diye, fayda sağlayabileceğin güzel insanlara da sınır çizmenin gereksizliği. Aslında burada bahsettiğim şeyin temelinde, korkakça bir yaşamdan uzak durmak var.

Canımcım benim için yaptığını yanına bırakmak iyilik olduğundan öyle yazdım. Ama senin ne söylemek istediğini anlıyorum. Tarzım değil. Duyguları incitmekte gasp benim için, tüm duygu istismarları da idamla cezalandırılmalı benim için. İnsanı dışarıdan değil içeriden öldüren her şey müebbet yemeli.