Dünya kötü bir yer. İnsanlar yalancı, kaypak, arkasından sövdüğü insanın yüzüne bakmaktan ar etmeyen insanlarla dolu. Arkadaşlık nedir bilmiyor çoğu insan. Kendilerini sorgulamaktan acizler. Kolaylıkla manipüle oluyorlar ve etraflarındakileri de manipüle etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ve bazı insanlar için kötülük bir yaşam biçimi. Özünde ise kendilerini öncelemeleri geliyor.
Bunlar zaten bariz. Ancak bana ilginç gelen şey, iyi olmaya devam edenleri salak zannediyor olmaları. Ya da saf falan. En yakınımdekiler bile hep böyle davrandı. Benim iyi niyetimi her daim saflığımdan aldığımı zannediyorlar.
Hayır, ben iyiyim, çünkü iyilik iyidir. Kaybettiklerimin veya gördüğüm vefasızlıkların arkasından koşmadım, hiç bir zaman hiç kimseye de kin tutmadım.
Evet ben de insanlara kızabiliyorum, ancak bir kaç gün sonra insanız sonuçta diyerek çoğu kızlığımın üstesinden geliyorum.
Benim bu dünyada tek bir amacım var, o da sadece sevgi. Bunu hazla karıştırmamak lazım. Çoğu zaman, herhangi bir haz duymasam da insanlara iyilikle yaklaşmaya devam ediyorum. Bunun bana herhangi bir faydasının olup olmaması birşeyi değiştirmiyor. Nihilist inancım gereği böyle yaşamam gerektiğini düşünüyorum. Optimistik nihilizm, insanın amaçsız evrende varoluşunu kurgulaması için çok güzel araçlara sahip. Bunu insanların anlayamıyor olması ve kendilerinde bulabildikleri en yakın kategoriye dahil etmelerinden oluşuyor galiba bu durum. Özbenliğine odaklı değil, başkalarını da önemsiyor en az kendi kadar, demek ki hiç kandırılmamız, hiç zarar görmemiş bu durumdan, o halde bu kişi saftır gibi bir yanılgıya bu sebeple kolaylıkla düşülüyor belki de.
Ömrümün çoğusu yaptığım iyiliklerin karşılığı olarak çektiğim cezalar ve yediğim dayaklarla dolu. Marvel diliyle anlatmak gerekirse, bunların hiç biri benim villain olmam için motivasyon kaynağım olamadı, olamayacak. Hiç bir zaman bir hero da olamayacağım tabi ki, böyle bir derdim de yok. Ancak kategorize etmem gerekirse, bir zaman sonra dönüşeceğim şey büyük ihtimalle bir anti-hero olabilir. Yani dünyada sadece üç kategori bulunsaydı böyle olurdu.
Bunu yazıyorum, çünkü bazen yoruluyorum ve kendime bunu hatırlatmam gerekiyor. İfade etmek ise hala devam edebilmemi sağlıyor.
Neyse, nostr'ın güzelliğiyle micro-blog işini neredeyse bir bloga çevirdim. O yüzden susuyorum :) Uzun bir yazı hazırlayabilirim bunla alakalı bi ara.